YERALTINDAN PLAK KAPAKLARI: Shawn Dickinson

RÖPORTAJ TOLGA ÖZBEY - [DOSYA] YERALTINDAN PLAK KAPAKLARI

Rock’n’roll albüm kapakları dünyasında Shawn Dickinson’ın sanatının ayrı bir yeri vardır. Sörf tutkunu çizgi romancı, çizgi filmlere olan aşırı ilgisinin de etkisiyle çizimlerinde hareketi hissettiren bir tarza sahiptir. 1950’lerin ve 1960’ların tiki kültürü, arabaları ve pin-up’ları onun çizdiği albüm kapaklarında, posterlerde, tişörtlerde gözümüzde belirir. Avustralya’daki Kustom Lane Galerisi ve Kaliforniya’daki Gasoline Galerisi gibi sanat galerilerinde de sergiler yapmış olan Shawn Dickinson ve sanatını bu röportaj aracılığıyla tanıyalım istedim.

 

Selam Shawn, ilk olarak bize çocukluğundan bahseder misin?

1980’lerde Güney Kaliforniya’da doğdum. Hollywood’a ve Güney Kaliforniya sahillerine yakın bir yerde büyüdüm. Annem ev hanımıydı, babamın bir temizlik şirketi vardı. Tek çocuktum fakat ebeveynlerim ben beş yaşındayken boşandılar ve yeni evlilikler yaptılar. Böylece üvey kardeşlerim oldu. Tek başıma geçirdiğim çocukluk dönemimde sürekli çizgi film seyrettim.

Hangi çizgi film ve çizgi romanları severdin?

Çok küçük yaştan itibaren 1930 ve 1940’ların klasik animasyonlarına ilgi duymaya başladım. Özellikle 1940’ların Bugs Bunny ve Daffy Duck çizgi  filmleri favorilerimdi. Mickey Mouse çizgi romanlarını severdim, gazetelerdeki çizgi bant-karikatürlerden Calvin & Hobbes favorimdi. Sonra MAD Magazine’i keşfettim, en sevdiğim çizgi dergi o oldu. Daha sonra da Rat Fink’i keşfettim, yeraltı çizgi romanlarına merak saldım. Robert Crumb, Rick Griffin, ve Robert Williams’ın sanatına hayran kaldım. Zap Comix’i bulduğumda aklım uçmuştu.

Peki çizim yapmak haricinde başka nelerden zevk alırdın çocukluğunda?

Çizim dışında müzik dinlemeyi, plak toplamayı, gitar çalmaya çabalamayı severdim. Hep kötü oldum gitar çalma konusunda… Asla bir spor taraftarı olmadım ama sörf yapmayı da çok severim. 

İlk satın aldığın albümü ve gittiğin konseri hatırlıyor musun?

İlk satın aldığım albümler The Doors ve Spike Jones & The City Slickers’ın albümleriydi. İlk gittiğim konser de Bo Diddley ve Jerry Lee Lewis’in birlikte küçük bir klüpte çaldıkları bir konserdi.

Nasıl rock’n’roll bağımlısı oldun? Favori grup ve sanatçıların kimlerdir?

Rock’n’roll bağımlılığına bulaştığımda 15-16 yaşlarındaydım. Stray Cats grubunun “Stray Cat Strut” şarkısının klibini televizyonda gördüğüm anda gruba takıntı yapmıştım. Stray Cats grubunu etkileyen tüm isimlere el attım sonra: Eddie Cochran, Chuck Berry albümlerini satın aldım… The Cramps’i keşfetmem de benim için önemli bir dönüm noktasıdır. The Cramps sayesinde 50’lerin anlaşılması güç ve fazla bilinmeyen müziklerini tanıma fırsatım oldu. Ayrıca 1960’ların garage ve surf müziğine, 1950’lerin sonu ve 1960’ların başı enstrümantal rock’n’roll’ları ve sonrasında 1960’ların rockn’nroll’larına da girmiş oldum. Favori gruplarım The Lively Ones, The Challengers, The Animals ve The Kinks oldular. Aynı zamanda The Ghastly Ones ve Messer Chups gibi yeni dönem surf gruplarını da sevdim.

Ebeveynlerin ya da öğretmenlerin sanatçı olacağının farkındalar mıydı? Seni desteklediler mi yoksa sana karşı mı çıktılar?

Ebeveynlerim ve öğretmenlerim bunun hep farkındaydılar. Sürekli defterlerime çizgi romanlar çiziyordum, ebeveynlerim de çizimlerimi beğenirdi. Fakat okulda başım sürekli belaya giriyordu, çünkü derslerde de çizim yapıp duruyordum. 

Sanat üzerine bir eğitim aldın mı?

Okulda her zaman sanat dersleri aldım, okuldan sonra da bazı çizim dersleri aldım. Ama gerçek sanat eğitimim MAD Magazine’den ve çizgi filmlerden geliyor.

Sanatçı olarak esin kaynakların kimler?

Eski çizgi romanları ve illüstrasyonları seviyorum. En sevdiklerim George Herriman, EC Segar, Ed Roth ve MAD’in yaratıcısı Harvey Kurtzman. Ayrıca Basil Wolverton favori çizgi romancımdır. Onun eserleri aklımı uçurur! Gil Elvgren ve Frank Frazetta gibi ressamların eserlerine de bayılırım. Fakat en büyük esin kaynaklarım Max Fleischer, Tex Avery ve Bob Clampett gibi çizgi film çizerleridir.

Yeraltı çizgi romanları çizmeye nasıl başladın? 

Çizgi roman çizmeye yakın arkadaşım Noah Snodgrass’la başladım. Birlikte ilk olarak Untamed Highway diye bir çizgi roman yaptık. Noir tadında, eski yol kenarı hikayelerini konu alan, oldukça tuhaf bir çizgi romandı. Shriner’ları, beatnik’leri, tiki kültürünü referans alıyordu. Ben çiziyor ve balonları yazıyordum. Noah ise senaryoları yazıyor ve benim kurşun kalemle yazdığım balon konuşmalarının mürekkeple üzerinden geçiyordu. Çizgi romanlarımız müzik gruplarının ve plak şirketlerinin ilgisini çekti. Sonrasında The Hexxers adında bir garage grubu için bir çizgi roman çizdik. Ardından ürkütücü surf grubu The Ghastly Ones için başka bir çizgi roman yaptık. Sonrasında ben kendi çizgi romanımı üretmeye başladım. Karakterlerim Schitzles der Cat ve Rocky Arachnid böyle ortaya çıktı. Schitzles, Alman rock’n’roll kedisiydi; bir çöp tenekesinde yaşıyor, bira içmek ve “ratwurst” sosisleri yemekten hoşlanıyordu. Arkadaşları Rocky Arachnid ve Siegbone  ile birlikte bir ton maceraya atılıyorlardı. Schitzles der Cat çizgi romanını kendim yayınladım, hala da bant-karikatürler çizmeye devam ediyorum. Son olarak CarToons Magazine’in her sayısı için Schitzles der Cat serileri çizmeye başladım.

Rock’n’roll gruplarına albüm kapağı çizme konusunu biraz açmanı isteyeceğim, senin için bu süreç nasıl gelişti ve hangi gruplar için çizimler yaptın?

Çizgi roman karakterlerim popülerleştikçe garage, surf, punk gruplarından teklifler almaya başladım. Daha önce de söylediğim gibi ilk çizim yaptığım gruplar The Hexxers ve The Ghastly Ones’tı. Onların ardından The Torpedo Monkeys, Messer Chups, The Avery Wolves, Imelda May, The Blasters, Los Cuchillos gibi daha birçok surf, garage ve rockabilly grubuna albüm kapağı çizdim. The Cynics ve Dex Romwebber Duo gibi gruplara poster çizimleri yaptım. Live Nation ve Fender markaları için de tişört çizimleri yaptım.

Çizim yapmanın uzun saatler aldığını biliyorum, peki çizim dışında yapmaktan zevk aldığın şeyler nelerdir?

Her gün uzun saatler çizim yapmaya çalışıyorum, elimdeki işlerin teslim tarihlerine sadık kalabilmek için günde 6 ila 8 saat çizim yaptığım oluyor. Ancak bazı günler bağımsız bir sanatçının yapması gereken diğer yan işlerle uğraşmaktan maalesef çizim yapmaya vaktim kalmıyor. Bu yan işler paketleme, sanat baskılarımın ve çizgi romanların postalanması ve yazışmalar olabiliyor. Eğer stüdyoda çalışmak zorunda değilsem hot rod araba gösterilerini seyretmeye giderim ayrıca, buralarda da stantlarda çizimlerimin baskılarını insanlara satıyorum. 

Çizim yaparken dinlediğin albümler hangileri?

Back From the Grave ve Nuggets toplama albüm serileri. Ayrıca 1950’lerin rock’n’roll müziğini kapsayan Frolic Diner ve Las Vegas Grind toplama albümlerini de dinliyorum… Müzik ne kadar eğlenceli ve aptalca olursa aklımda o kadar çok çizgi filmsel sahne beliriyor.

Favori albüm kapağı çizerin kimdir?

MAD Magazine çizerlerinden Don Martin. Onun çizdiği çok sayıda jazz plak kapağı  var 50’li yıllardan. Quincy Jones ve Miles Davis… Hepsi fantastiktir. Bir diğer çizgi romancı Peter Bagge’nin albüm kapaklarına da bayılırım.

 

Plak Mecmuası’nın 4. sayısında yayınlanmıştır.